robin williams etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
robin williams etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2017 Çarşamba

Dead Poets Society



Hayatımdaki en büyük etkiye sahip, yapmayı çok istediğim şeylerden ve olası sonuçlarından sürekli çekinen, aşırı utangaç biri olan bana "Carpe Diem"i benimseten, başkalarının kararlarımı yönetmesine "durun artık!" diyebilmeme yol açan, Robin Williams'ın en iyi filmi Ölü Ozanlar Derneği...

Ülkemizde eğitim sistemi utanılacak vaziyette...
Hiçbir insanın kendi işiyle ilgilenmediği, mühendisin öğretmenlik; avukatın bakanlık; ulaştırma bakanının milli eğitim bakanlığı yaptığı güzel ülkemde zavallı ebeveynlerde genel bir yargı var:"Evladım hayatını kurtarmak için tıp gibi, hukuk gibi hep ihtiyaç duyulan, asla işlevini yitirmeyecek bir bölümde oku.." Çocuk müzisyen olmak istese de ailesi ondan tıp okumasını istiyor yani.. Aslında bir yandan haklılar da. Mühendislerin internet kafe işlettiği bir memlekette istediğin uçuk kaçık mesleği yapman finansal açıdan seni epey zayıf bırakacak.. Sistem başlı başına hatalıyken çocuk ne yapsın? İstemeyerek okuduğu, zorlandığı ve sıkıldığı bölümde kendini atıyor bir tepeden, ardından sadece ailesinin göz yaşları kalıyor...

İşte Ölü Ozanlar Derneği yarım saattir bahsettiğim bu kapitalist, finansal düşünmeyeni ezen, acımasız olduğu kadar aptal olan sisteme eleştirel nitelikte, hatta sistemin etkilerinin ne olduğunu gösterip eleştirdiklerine daha da patlatır özellik taşıyor.. Bir grup sistemin emirlerine uyarken kendince mutlu zihnen berbat bir yaşantı sürüyor; bir grupta tıpkı o meşhur son sahnedeki gibi "Kaptan kaptanım" diyor, dimdik çıkıyor sıranın üstüne..

Ne yazık ki sıranın üstüne çıkan, sesini çıkaran ve direnen insanlar da başarılı olamıyor. Sisteme tekrar ayak uydurmak mecburiyetinde kalıyor ve sıralarına yeniden, kambur pozisyonda oturuyorlar... Çünkü sistemi güçlü tutan insanlar daha çok para kazandığı sistemin yıkılmasına destek vermiyor, direnenleri pes ettirene kadar saldırıyor... Sonuç olarak bu rezillik devam ediyor.. Canı sıkılan, karşı çıkan ama bastırılan kişiler de yaşamına son verip kurtarıyor kendini...

Ölü Ozanlar Derneği'nin bana kattığı fikirler tam olarak bunlar. Hepimizin hizmet ettiği, parayla işleyen, saygı, sevgi, dostluk gibi duyguların yerine rekabeti, düşmanlığı ve hırsı tercih eden bu emperyalist plan tüm insanlar el ele verip, yılmadan, dimdik karşı durana kadar yıkılmayacak... Ki birilerinin keyfi yerinde, neden "dur!" desinler ki?... Yine yaşadığı hayat hoşuna gitmeyen, ya çok yoksulluk çeken ya da durumu gayet iyi olduğu halde tüm gün huzursuz, sevmediği şeyle meşgul olan adan intihar eder, birileri de iyice şişmanlar, masaya vurdukları o devasa göbeği gitgide büyütürler...

Filmin edebi yönü de apayrı etki bırakıyor izleyicide. Özellikle çocukların gece yarısı, bir yerde toplanıp şiirler okuduğu sahne favorilerim arasında. Şiiri acayip seven, zaman zaman şiir yazan biri olarak ölü ozanların ruhuna ayinler düzenleyen bu güzel gençlerin yaptıklarından büyülendim diyebilirim. Keşke öyle bir arkadaş grubuna mensup bulunsaydım ve keşke Bay Keating (Robin Williams'ın canlandırdığı aşmış edebiyat öğretmeni) gibi bir danışmanım, öğretmenim, önderim olsaydı...

Yakın zamanda esrarengiz biçimde intihar ederek yaşamına son veren, tıpkı Ferhan Şensoy gibi çocukluğumun kahramını diyeceğim, "Good morning Vietnam!" çığırışıyla gönlümde apayrı bir yer edinen Robin Williams'ın en iyi filmi Ölü Ozanlar Derneği'dir. Can Dostum'dan, Dalgın Profesör'den, Jack'ten hatta Patch Adams'tan dahi çok sevdiğim Ölü Ozanlar Derneği hayatımdaki en özel, en etkili film... Toprağın bol olsun Robin Williams...



Puanlama:Dört dörtlük bir film. Her sahnesiyle her izleyişimde beni etkilemeyi başarıyor. Robin Williams'ın oyunculuğu gerçekten çok iyi hatta aktörlüğü boyunca en iyi canlandırdığı karakter diyebilirim. Lakin son sahne bende ukde bıraktı maalesef. Böyle bitmemeliydi, dedim çünkü bir şeye bağlanması gerektiğini düşünüyordum. Aslında sonu kesmek çok iyi bir mesaj olmuş izleyiciye ve ben bu mesajdan:"Birileri ne kadar uğraşsa da sistemi yenemeyecek ve sonucu birkaç genci etkileyebilmesi olacak, bu zaten onun için en güzel hediyedir." gibi bir anlam türettim.